İftar sofralarındaki lüks tutkumuz!
Çok da içimize sinmeyen; bir tarafta şatafatlı yaşantısıyla göz boyayan “doyumsuz” azınlık, diğer tarafta acın yatıp gücün kalkan “karamsar” çoğunluk tablosu, “rahmet ve bereketin sembolü kabul ettiğimiz” Ramazan’da daha bir belirginleşti.
Ülkemizdeki ekonomik tabloyu özetleyen ve “makasla” tanımlanan mutlu azınlık ile mutsuz çoğunluğun arasındaki o çizgi hem kalınlaşıyor hem de açıldıkça açılıyor ne yazık ki…
Yerel yönetimler eliyle hizmete sunulan iftar çadırlarında “günden güne” uzayan gariban vatandaşın tablosu ile lüks mekânlarda donatılan masadaki tablo da o acı hakikati yüzümüze çarpmaya yetiyor aslında.
Çizmeye çalıştığımız bu iki manzaraya bakan vatandaş, samimiyet ve sistem sorgulamasında ne sonuç elde ediyor bilinmez ancak vicdanların rahatlığından söz edilebilmesi de pek mümkün görünmüyor.
Lüks mekânlar, şatafatlı masalar, yüksek bütçeler, çoğu israfa kurban giden “abartılı” menü ve ikramlardan oluşan organizasyonlar ve “çoğu aynı isimlerden oluşan” katılımcılarla geçirilen, içerisinde vatandaşın olmadığı (!) bir Ramazan…
Kim bilir belki de sadece bir organizasyona verilen para karşılığı binlerce vatandaşın gönlüne dokunabilme ihtimali varken, “Sen, ben, bizim oğlan” Ramazan masalarında dönüp, duruyoruz.
İhtiyaç sahibi vatandaşlarımız gibi şehrimizde eğitim gören binlerce üniversite öğrencimizin şu mübarek günlerde iftar açabilme umuduyla “uzunca” kuyruklar oluşturduğu çadırlara biraz daha kafamızı çevirmeliyiz.
Lükslük ve israfta yarışırcasına organize edilen o sofralara ne Valimizin, ne belediye başkanlarımızın, ne milletvekillerimizin, ne iş insanlarımızın ne de bürokratlarımızın, yöneticilerimizin “zerre” ihtiyacı yok.
Şehirce ihtiyacımız olan tek şey; Ramazan ayının ruhuna uygun şekilde davranmak, yaşamaya çalışmak, dar gelirli vatandaşı, üniversite öğrencilerini kollayıp, gözetmek.
Bu lüks tutkusundan vazgeçilmesi, Ramazan ayının dayanışma ve paylaşma yönünün millete hissettirilmesi için ille de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir talimat vermesi mi gerekiyor?




