Kayserispor ve Mehmet Saçmacı...

Kayserispor ve Mehmet Saçmacı...
Edtör Editör

Kayseri’nin son günlerdeki en önemli gündem konusu “doğal olarak” Kayseri’nin en önemli markası Kayserispor’du…

Ama “her ne hikmetse” süreç bir anda farklı bir noktaya evirildi.

Bir iki gündür Kayseri; Kayserispor, Akil Heyeti olarak seçilen oluşumun başına getirilen Mehmet Saçmacı ve belediyelerle olan ilişkisini irdeliyor.

Doğrusunu söylemek gerekirse, Mehmet Saçmacı ismi “uzun zamandır” belediyenin yaptığı bazı etkinliklerde “etkin rol oynaması” nedeniyle zaten kulislerde konuşuluyordu. Şehir; son dönemlerde Saçmacı ismi ve onun etrafında yaşanan gelişmeleri kapalı gruplarda zaten tartışıyordu. Özellikle Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç ile olan yakınlığı dikkat çekiyordu.

Tam da bu noktada; Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç’ın, Akil Heyetler grubuna Saçmacı’yı seçmesi ise bu işi tamamen görünür kıldı.

Dolayısıyla şu anda şehir; bu ismi ve Memduh Başkana olan yakınlığını konuşuyor, tartışıyor ve bazı sorular soruyor.

Şüphesiz ki, iki isim de “birbirlerine olan yakınlıklarını” hiçbir zaman gizlemedi.

Hemen hemen pek çok etkinlik veya ihalede Saçmacı’yı belediyenin her biriminde görmemiz mümkün oldu. Bunu da saklama gereği duymadılar. Zaten utanılacak bir iş yapmadıklarını düşünmüş olacaklar ki, bunu bu şekilde açıkça lanse etmekten beri durmadılar.

Şimdi de Sayın Büyükkılıç, Sayın Saçmacı’ya, Kayserispor gibi çok önemli bir markayı teslim etmek isteyerek, aslında ona olan güveni açıkça ilan etmiş oldu.

Gelelim işin bir diğer boyutuna…

Sayın Saçmacı “daha yetki almadan, herhangi resmî bir görevi olmadan” kolları sıvayarak, futbolcularla, menajerlerle, gazetecilerle görüşerek, “her ne kadar tesislere giderek poz vermese de” Kayserispor’u idare etmeye çalıştı. Böyle bir planlamanın içerisine girdi.

Amacına ulaşır, ulaşmaz o ayrı bir konu…

Ama ben işin farklı bir boyutuna dikkat çekmek istiyorum.

Yapılan tartışmalardan ve ortaya çıkan bilgilerden anlıyoruz ki, Kayserispor’un yeniden ayağa kalkması için ciddi boyutlarda mali bir desteğe ihtiyaç var.

Bu noktada kendisi yani Sayın Saçmacı bir katkı verir mi yoksa belediye mi veya şehrin bileşenleri mi destek verecek bilinmez ama bütün bunlar konuşulurken, benim aklıma Saçmacı’nın katıldığı bir televizyon programındaki sözleri geldi. 

Benzer şeyleri zaman zaman biz ve diğer gazetecilerin olduğu toplantılarda da dile getirdi. Şehrin bütün yükünün kendi omuzlarında olduğunu söylüyordu. Aslında, şehre hizmet etmek için, “bu işlerin içinde” olduğunu belirterek, bu eleştiriler devam ederse, yatırımları başka şehirlere götüreceğini televizyon kanalında bile yüksek sesle dillendirmişti. Ciddi işlerden kâr etmediğini, hep zarar ettiğini, kendinden fedakârlık ettiğini düşünüyordu.

Açıkçası, belediyelerden değil, belediyelerin kendisinden faydalandığı gibi bir anlayışa sahip…

Doğrusunu elbette Allah bilir… Hesap günü var!

Lakin bu kadar fedakârlığı kim, neden, niçin ve nasıl yapar? Daha önce tarihte bu kadar fedakârlık eden olmuş mu? Yıllardır bu kadar fedakârlığı taşıyacak maddi veya mali gücü nasıl temin ediyorlar? Orasını bilemiyorum.

Ama eğer gerçekten böyle bir durum varsa Memduh Başkanın, Saçmacı’ya bu kötülüğü yapmaması daha fazla yapmaması gerekir. Veya bu eleştiriler karşısında çıkıp, “Kardeşim siz ne diyorsunuz, Saçmacı’ya iltimas geçmek şöyle dursun, ondan biz faydalanıyoruz” demesi kaçınılmaz hale gelmiştir.

Yok, öyle değilse de Sayın Saçmacı’nın durup kendisini bu noktada bir sorgulaması, dışarıdan görünen görüntüyü anlaması “dostane” tavsiyemdir.

Çünkü şehirde oluşan görüntü şöyle;

Yöresel Ürünler Fuarı “yıllardır” yapılıyor; zarar ettiğini söylüyor.

Kitap Fuarı “kendisi tarafından” yapılıyor; ondan zarar ettiğini söylüyor.

Erciyes’te birkaç kafe ihalesi aldı; para kazanmadığını dile getiriyor.

Millet Bahçesi’nde 4-5 tane dükkân olduğu söyleniyor; yine buradan zarar ettiği söyleniyor.

Güneşli’de arsa, Hürriyet Yeniköy’de villa alınıyor; zarar ettiğini söylüyor.

Tramvay reklam ihalesini alıyor; zarar ettiğini söylüyor.

Tramvay üst elektrik direkleri ve dahası Kayseri tarihinde en rahat elektrik direklerini reklam amaçlı kullandığını söylüyor; zarar ettiğini söylüyor.

İnanın; beyan esastır. Bunları Sayın Saçmacı’ya kinaye olsun diye söylemiyorum.

Ama bir insan yıllarca bu kadar zarar edip yine belediyenin her işine koşturuyorsa, buna bu zulmü yapmamak lazım.

Yani şöyle bir durum lanse ediliyor. Koskoca belediye, koskoca belediye başkanları, valilik, üniversite veya başka büyük iş insanları bu işlerin üstesinden gelemiyor ve iş Saçmacı’ya kalıyor. O da mecburen kolları sıvıyor ve şehre iyilik yapmak için zararı göze alıyor. Üstelik bir de herkes tarafından eleştiriliyor!

Ben de beyanı esas alıp, bari şunu soralım diyorum: Bir kişiye bu kadar yükü yüklemek, adil mi?

Sefa ise bırakın başkası çeksin, cefa ise bırakın başkası çeksin.

Sayın Saçmacı’nın bu kadar zararı nasıl karşılayabildiği ayrı bir soru işareti olsa da Kayserili “tüccar geleneğinden gelen” birinin buna ne amaçla katlandığını anlamakta güçlük çekiyorum.

Yine de Sayın Büyükkılıç ve Sayın Saçmacı’ya “naçizane” tavsiyem; bu konuda kafa kafaya verip, “Biz nerede ne yapıyor, neyi yanlış yapıyoruz?” diye sorgulamalarıdır.

Yani “şehirde hiç adam yok (!) tüm yükü bir kişiye yüklemek zorunda kalıyoruz” algısı her ikisine de zarar verecek noktaya geldi. 

Bu durumu anlasalar iyi olacak.

303 kez okundu
GÖNDER
whatsapp WhatsApp ihbar hattı
0 533 639 19 60
×
Birden çok mail adresi varsa mail adreslerini virgül ile ayırınız
Max 200 karakter
Gönder
×