Söyleyene değil, söyletene bak!
Arsız, acımasız, vicdansız, merhametsiz dünya düzeninde; insanlığın yakındığı onlarca başlık var.
Dünya döndükçe devam eden hatta “belirli dönemlerde” insanlığı canından bezdirecek hale getiren sorunlara ilişkin yazılır, çizilir, konuşulur.
Devam eden bu döngü yazmak ya da konuşmakla ne denli çözüme kavuşur bilinmez ama öyle bir an gelir ki, tek bir cümle, tek bir satır, tek bir mısra, tek bir dize; haftalarca, aylarca, yıllarca anlatılmaya çalışılanlara tercüman olur.
Hatta tercüman olmakla kalmaz “enseyi karartan” insanlığa umut olur, ışık olur.
Dünya genelinde silahlarla, savaş tehditleriyle, yoksullukla, gaddarlıkla, soykırımla, uyuşturucuyla, kumarla, gayri ahlaki ne kadar başlık varsa topyekûn kuşatılan Müslümanlık; gönüllere dokunan bir mısra ile yeniden dirildi adeta.
Yabancı bir ülkedeki okulun bahçesinden “solcu kimliği tescilli” isimlerin canlı yayında aşka gelip söylenmesi, yurt genelinde 7’den 77’ye; çoluk çocuk, kadın erkek, genç yaşlı demeden diline dolaması, Türkçesi ile yetinilmeyip “orijinal sözlerinin” İngilizceye çevrilmesi, sosyal mecralar ile müzik kanallarının adeta yıkılması tesadüf deyip geçiştirilemeyecek bir durumdur.
Kâbe’de Hacılar’ın “Hû” deyişini, yer ve göğün “Allah zikriyle” inim inim inleyişini “Meleklerin günah ve sevap defterlerini sürekli yenilediğini” hatırlatan o muazzam ilahi ile irkildi Müslümanlık!
Naif sesiyle milyonların gönlüne giren Celal Karatüre ve arkadaşları; her Müslümanın görmek istediği Kâbe’ye olan hasretini “kulakları yormayan tonlamalarıyla” dillendirip, gönüllere ferahlık verdi.
Zikri, şükrü ve Yüce Allah’a teslimiyeti harmanlayan ses; bir ya da birden fazla gerekçeyle kararmaya başlamış kalplerdeki mührü de kırıverdi!
En küçüğünden en büyüğüne, en fakirinden en zenginine, en evhamlısından en sakinine, en inançsızından en inançlısına herkes "diliyle kalbindeki" o zikirle mırıldanır oldu:
Kâbe’de Hacılar Hû der Allah
Yer, gök inim inim iniler Allah
Melekler defteri yeniler Allah
İzin ver de Kâbe’ni görelim Allah
İzin ver de yolunda ölelim Allah
Söyleyene değil, söyletene, yazana değil, yazdırana bak; hamdolsun ya Rabbi!




