Bakanların Kayseri ziyareti...

Bakanların Kayseri ziyareti...
Edtör Editör

Bir bardak çay 25 lira.

Simit 25 lira.

Kete 40 lira.

Ekmek 14 lira.

Eskiden ekmek pahalı simit, poğaça, kete ucuz olurdu. Zenginleştikçe (!) alım gücümüz tercihlerimize böyle yansır oldu.

250 gram baget ekmek 37,50 lira.

Bir fincan kahve 70 lira.

Mercimek çorba 150 lira.

Tavuk dürüm 170 lira.                                                         

Eskiden bir tas çorbayla üç ekmek yiyen müşteri olurdu. Şimdi yarım ekmekten fazla tüketmeyi deneyin de görün, başınıza ne gelir.

1 litre tam yağlı süt 55 lira.

2 litre ayran 103 lira.

1 kilo domates 29 lira.

1 kilo kayısı 89,90 lira.

Kavun 50, karpuz 25 lira.

Nektarin 90 lira.

Kırmızı erik 149, papaz erik 189 lira.

Yassı şeftali 99 lira.

İthal muz 109 lira.

Avokado (adet) 34,90 lira.

Eskiden muz çeyrek altın gibi değerliydi. Ölüm döşeğinde yatanlara nasip olurdu. Çağ atladık, maşallah, şimdi yüzüne bakan yok!

Taze soğan 44,90 lira.

Maydanoz 19,90 lira.

Nane, Roka, Dereotu “seç beğen al” 22,50 lira.

Kıvırcık marul 44,90 lira.

Limon 99,90 lira.

Kemer patlıcan, tabla kabak 49,90 lira.

Bezelye 79,90 lira.

Ayşe fasulye 135 lira.

Kapya biber 84,90 lira.

Dolma biber 54,90 lira.

Ananas (adet) 109 lira.

Mango (adet) 74,90 lira.

Eskiden ismi/cismi bilinmeyen tropikal meyveler olduğunu söyleseniz kimse inanmazdı. Şimdi Samağır’daki Ayşe teyzemiz mango yemeden güne başlamıyor.

Hindistan Cevizi (adet) 79,90 lira.

Portakal Valencia 44,90 lira.

Karma elma 59,90 lira.

Granny Smith Elma 135 lira.

Golden veya Starking Elma 99,90 lira.

1 kilo patates 44,90 lira.

1 kilo soğan 37,50 lira.

800 gram tam yağlı beyaz peynir 249 lira.

1 kilo taze kaşar peynir 540 lira.

700 gram tost peyniri 375 lira.

Tereyağı 715 lira.

1 kilo olgunlaştırılmış tam yağlı beyaz peynir 735 lira.

1 kilo tam yağlı inek peyniri 565 lira.

Eskiden bidonların içerisine konulan salamura peynirler olurdu. Tuzunu eksiltmek için iki metreküp su harcanırdı. Şimdi vatandaş peynir gurmesi oldu, çok şükür! 

Dana Macar salam 1115 lira.

Dana kavurma 2090 lira.

Tavuk göğüs füme 995 lira.

Dana Kuru Et 3990 lira.

Dana Kangal Sucuk 1800 lira.

Kuzu kol, kuzu gerdan 945 lira.

Kuzu pirzola 1750 lira.

Dana orta yağlı kuşbaşı 890 lira.

Dana kuşbaşı 940 lira.

Dana kıymalık kuşbaşı 695 lira.

Bizi et fiyatlarıyla imtihan edemezler, kasaba minnet etmeyiz, denemesi bedava!

Oto yıkama 750 lira.

Piliç bonfile 360 lira.

Piliç fileto 495 lira.

Piliç baget 145 lira.

Piliç kalçalı but 375 lira.

Barbekü soslu piliç pirzola 235 lira.

Bütün piliç (kilo) 199 lira.

1 litre benzin 64,15 lira.

Kardeşim, benzin mi içiyorsun da dert ediyorsun. Zaten 65 yaş üstü, bedava ulaşım hakkın yok mu?

1 litre gazlı içecek 60 lira.

2 kilo toz şeker 109 lira.

1 kilo küp şeker 52,50 lira.

5 kilo buğday unu 198 lira.

Hayatınızdan üç beyazı (un, şeker, tuz) çıkartın. Siz sağlıklı yaşamaya devam ederken o ürünleri rafa koyan firmalar düşünsün!

5 litre Ayçiçek yağı 449 lira.

1 paket makarna 34,90 lira.

2,5 kilo baldo pirinç 455 lira.

Yerli kırmızı mercimek 89,50 lira.

Yeşil mercimek 161 lira.

Beyaz nohut 229 lira.

Fasulye 82,50 lira.

Bir koli yumurta 148 lira.

Kaç kişiye takmak nasip olur bilinmez lakin sentetik peruklar 233 liradan başlıyor.

Yine vatandaşın sofrasından eksik etmediği “ithal” karides 900 lira. 

Hepi topu yarım gün süren sürmeyen Kayseri ziyaretinde, kıymetli bakanlarımızın heybesinde şehrimize ve bize dair ne/neler vardı, bu ziyaretin maliyeti neydi bilemiyoruz.

Geçim yükü altında ayakta kalmaya çalışan vatandaşın tek gündemi, yukarıda sıralanmış o listeler kıymetli büyüklerimiz.

882 kez okundu
GÖNDER

    Bakanların Kayseri ziyareti... yorumlar

  • Erdal Altun

    Önüne gittiğimizde market rafları dolu, teknoloji gelişmiş, elimizin altında birçok imkân var. Eskiden ulaşılması zor olan şeyler bugün çok daha kolay ulaşılabilir hale geldi. Belki daha konforlu evlerde yaşıyoruz, daha hızlı araçlara biniyoruz, daha çok tüketiyoruz. Ama insan bazen kendi kendine sormadan edemiyor: Gerçekten daha mutlu muyuz? Mahalleden arkadaşlarımla yürüyerek giderdim okula, şimdi çocuklarıma bu durumu anlatamıyorum. Mahalle arkadaşı ne demek!!! Okula hiç yürüyerek gidilir mi!!! Biz eski günlerin yokluğunu özlemiyoruz. Kimse çocuklarının yokluk çekmesini istemez, kimse ekmeği hesap ederek yaşamayı arzu etmez. Ama o günlerde insanların birbirine olan yakınlığını, komşunun komşuya sahip çıkmasını, kapıların kilitlenmeden açık kalabildiği güven ortamını, bir sofrada az olanın çokmuş gibi paylaşılmasını özlüyoruz. Eskiden bir tabak yemek komşuya giderdi, bir bardak çay saatlerce süren samimi sohbetlere dönüşürdü. İnsanlar birbirinin derdiyle dertlenir, sevincini kendi sevinci gibi yaşardı. Şimdi ise kalabalıkların içinde yalnızlaşan, aynı apartmanda yaşayıp birbirini tanımayan insanlar olduk. Raflar doldu ama gönüller biraz boşaldı sanki. Bizim özlediğimiz şey eski yokluklar değil; huzurdu, kardeşlikti, samimiyetti, paylaşmaydı. Çünkü insanı mutlu eden sadece sahip oldukları değildir. İnsan bazen en çok, kaybettiği değerlerin eksikliğini hisseder. Bugün ihtiyacımız olan şey daha fazla tüketmek değil; birbirimizi yeniden hatırlamak, yeniden insan olabilmektir.

whatsapp WhatsApp ihbar hattı
0 533 639 19 60
×
Birden çok mail adresi varsa mail adreslerini virgül ile ayırınız
Max 200 karakter
Gönder
×