Mahmut TURSUN

Mahmut TURSUN

Kayseri, Köşe Yazısı, mahmut tursun, Yazar

ERDOĞAN, ÖĞRENDİĞİNDE BU VEKİL VE BAŞKANLARA NE YAPAR?

Psikoloji; rehinelerin kendini rehin alan kişiye duygusal olarak bağlanması, duygusal anlamda onların duygularını anlamaya, onlara sadakat göstermeye ve onlara yardımcı olma noktasına gelmelerini “Stockholm Sendromu” olarak isimlendiriyor.

Bu isimlendirme günümüz siyasetinde özellikle yerelde de “sıklıkla” karşımıza çıkıyor.

Birkaç defa “kibarca” sorumsuz (!) sosyal medyanın kentte yarattığı tahribata dikkat çekip, önü alınmazsa “hep birlikte” bizleri bekleyen tehlike üzerine analizler yapmıştım.

Gelinen süreçte görüyorum ki, bu tehlikenin farkına varan ve “kurumsal” tavrını sergileyen feraset sahibi siyasi yöneticiler olduğu gibi halen Stockholm Sendromu yaşayan milletvekili ve belediye başkanları var.

Bakınız değerli büyükler!

Sizlere yakın tarihten bir hatırlatma yapmak istiyorum.

Yaşadığınız sendrom ile sarıldığınız; bot hesaplarla şişirilmiş o sorumsuz mecra, yayın yaptığını zannettiği “çöplük” platformda, sürekli hükümet muhalifliği yaptı. Yani, sizin aleyhinize tutum ve tavır aldı. Bugün birçoğunuzun bulunduğu makam ve mevkii sizlere teşrif (!) eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yarıştığı seçimde, Erdoğan ve dolayısıyla Cumhur İttifakı’na çok ağır eleştirilerde bulundu. 6’lı masanın adaylarına sizlerden “katbekat” fazla yer verdi. Dolayısıyla “siyaseten” sizlere ateş etti de etti.

Ayrıca aynı şahıs, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’nin aday yapmadığı eski bir belediye başkanı ile bir olup, her yerde Özhaseki aleyhine olmadık hezeyanlar yaymaya çalıştı.

Hoş, çıkarsa ne, çıkarmasa ne?

Sorumsuz sosyal medyanın seçimlere hiçbir etkisinin olmadığını o seçim sürecinde bir kez daha gördük!

Keza, bunu 16 gün sonra da göreceğiz!

Ama birileri bu tarz mecraları çok abartmış, çok şişirmiş!

Her ne hikmetse, halen bu sorumsuz sosyal medyayı sürekli bir yerlere pazarlama çabası içindeler.

Pek çok sosyal medya hesabı; botlarla, olmayan takipçilerle şişiriliyor.

Bu nedenle belediyeler ve siyasi partiler buralara “kamunun” ciddi parasını aktararak, ağır bir vebale (!) girdiler.

Sorumsuz sosyal medyayı o kadar çok şımarttılar ki; bu seçim sürecinde de yine koskoca partiye (AK Parti) rest çekerek, “Verirseniz verin, vermezseniz siz bilirsiniz!” diye parmak sallayacak kadar cüretkâr hale getirdiler.

Balondan farksız “şişirdiğiniz” bu sorumsuz sosyal medya şimdi de özellikle İYİ Parti ve Kazım Yücel’in sözcülüğüne soyundu; sürekli AK Parti aleyhine yayınlar yapıyor.

Hal böyle iken, bir iki AK Partili belediye başkanı, bir iki milletvekilinin halen buna itibar etmesini hayret ve şaşkınlıkla karşılamak gerekiyor.

Bu süreçte hâlâ “Bununla anlaşalım, buna seçim kampanyası için para verin” diye aracı olmasını akıl ve mantıkla izah etmek mümkün değil!

Hele bir de adamın istediği parayı duysanız…

Allah’tan İl Başkanı Fatih Üzüm, bazı milletvekilleri ve belediye başkanları durumun farkına vardı da olmayan (!) bir statünün, olmayan (!) bir imajın üzerine oturup, koskoca parti ve belediye başkanlarını tehdit etme cüretini gösteren bu şahsın, kamunun parasını iç etmesinin önüne geçtiler.

Halen kafası basmayan, gözler görmeyen o bir iki milletvekili ve belediye başkanı; o sorumsuz sosyal medyacının, Kazım Yücel’in arabasına muhbir koyup sokak sokak dolaştırdığını görüversin artık!

Kayseri’deki bu garabet durumu Cumhurbaşkanı Erdoğan ve parti yetkilileri duysa, bunlara ne yapacaklarını çok iyi biliyorum ama bunlar hâlâ durumun ciddiyetinin farkında değil.

Ayrıca bugüne kadar belediye bütçesinden bu bot hesaplarla kurulu sosyal mecraya "havadan" para akıtan belediye başkanlarının da takipçisi olacağım.  

34 kez okundu
PAYLAŞ

DİĞER YAZILARI

×