Mahmut TURSUN

Mahmut TURSUN

Kayseri, Köşe Yazısı, mahmut tursun, Yazar

MUHALEFET NEDİR? TÜM ÇIPLAKLIĞIYLA BİR KEZ DAHA GÖRDÜK!

Normalde siyasetin mecrasında yürüdüğü, demokrasinin “iyi, kötü” işlediği pek çok yerde iktidardan ziyade muhalefet önemsenir.

İnsanlar sorunlarını daha çok muhalefet partilerine iletirler. Onlar da gerçek manada halkın hissiyatını, duygusunu, düşüncesini, yaşadıkları yörenin tüm sorunlarını özümserler ve bunu gündeme getirerek “tabiri caizse” iktidarın kafasına vura vura bu sorunları çözüme kavuştururlar.

Muhalefet, iktidarın üzerinde “Demokles’in kılıcı gibi” hem denetim hem yaptırım unsuru olarak çok güçlü bir şekilde durur.

Bir dönem bizim ülkemizde de buna şahitlik ettik.

Bizim şehrimizde de “muhalefetin güçlü olduğu zamanlarda” samimi, olumlu, yapıcı, sorunların özüne dokunan muhalefet olduğunda kentin kalkındığını, ülkenin ilerlediğini, hukukun, eğitimin, sosyal ekonomi gibi çokça problemin çözüme kavuşturulduğunu gördük.

Ama gel gör ki; son zamanlarda “pek çok alanda olduğu gibi” siyasette de siyasi atmosfer yelpazesinde de “ciddi” bozulmalar meydana geldi.

Belki de siz şunu da söyleyebilirsiniz:

Siyaset bozuldu, diğer şeyler peşinden geldi.

Bu da mümkün ama neticede sonuç gerçekten iyi günlerde değiliz.

Elbette soracaksınız, şimdi tüm bunları niye söyledim?

İktidarı; eğitim, ekonomi, sağlık, ulaşım, dış politika gibi pek çok alanda eleştirebiliriz ki, eleştirecek birçok nokta da var. Hatta çoğu saydığım başlıkları içine alan konularda kendi içlerinde öz eleştiri yapıyorlar. Ama buna rağmen hâlâ bunca yıldır iktidar yerini “güçlü bir şekilde” koruyabiliyor.

Açık konuşmak gerekirse, bazen de fütursuz veya hoyrat davranışlar da sergiliyor.

Kısaca şunu söylemek istiyorum:

Bir yerde muhalefet iyiyse iktidar, iktidar iyiyse muhalefet de iyi oluyor.

Bakın günlerden, aylardan beri Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) yaşanan sonrasında CHP’nin bölünmesine giden yolda olaylara baktığımızda ne demek istediğimi çok daha iyi anlarsınız.

Yukarıda olan pek çok kavgayı bir tarafa bırakarak sadece Kayseri’den bir örnek vereyim.

YENİ Parti kuruldu, Kayseri’de de teşkilatların kim tarafından şekillendirileceği tartışmaları başladı.

Bu süreçte, CHP’nin tek olan milletvekili YENİ Parti’ye geçti. CHP’de de genç bir il başkanı kardeşimiz vardı. Haliyle o da ekibiyle birlikte YENİ Parti’ye geçiş yaptı.

Daha bu parti kurulur kurulmaz kendi bünyesinde öyle tartışmalar, öyle ayak oyunları, öyle siyasi kavgalara şahit oldu ki; şimdiden böyleyse ileride ne olur, ileride iktidara gelirlerse bu partinin hali nice olur diye düşünmeye başladık.

Birbirlerini engelleme adına yapmadıkları karalama, yapmadıkları suçlama, başvurmadıkları ayak oyunları kalmadı neredeyse.

Atatürk posterindeki altı okun silinmesiyle başlayan sonrasında karşılıklı video çekimleriyle devam eden sonra birbirlerini genel merkeze sürekli gammazlayıp devam ettirdikleri şikâyet süreçlerinde bir kez daha gördük ki, muhalefetin gündeminde ne ülkenin sorunu var, ne halk var, ne vatandaş var.

Sadece birbirleriyle uğraşmaya devam edecekler.

Sadece koltuklarını, yerlerini korumak için “kendilerine tehlike gördükleri” kişileri, grupları yıkmaya, yok etmeye yönelik duygu ve düşüncelerle zihinlerini kodlamışlar.

Ey insanlar!

Gelin o zaman soralım:

Daha üç gün önce kurulmuş bir parti şimdiden böyle bir siyasetin, entrikaların merkezinde yer alıyorsa bu millete nasıl umut olacak?

Milletin hangi sorununu çözecek?

Millete ne fayda sağlayacak?

Daha birbirleriyle anlaşamıyorlar.

Daha birbirleriyle kaynaşamıyorlar.

Daha “aynı davanın adamıyız” dedikleri insanlarla sürekli kavga, gürültü ediyorlar.

Yarın bir gün iktidara gelirlerse, karşılarında olacak yüzde 50-60 kitleye kim bilir neler yapacaklar.

İşte Anadolu irfanı, ferasetli insanlar bunları görüp düşündüğü için bunları iktidara getirmiyor.

Türkiye’de bazı şeylerin düzelmesi için iktidarın, iktidarın düzelmesi için de muhalefetin önce düzelmesi, kendine çekidüzen vermesi lazım.

Sayın Aşkın Genç.

Sayın Ufuk Gözbaşı.

Sayın Ümit Özer.

Sayın Özgür Özer.

Sayın Çetin Arık.

Sayın Turan Arık.

Bu gerçeği görüp ya farkına varırsınız ya da sizler de “sizlerden öncekiler gibi” siyaset sahnesinden silinip, gidersiniz.

15 kez okundu
PAYLAŞ

DİĞER YAZILARI

Haber detay makale detayReklam AlanıÖlçü: genişlik max 366 pixel
×