X
Mahmut TURSUN

Mahmut TURSUN

Kayseri, Köşe Yazısı, mahmut tursun, Yazar

ARTIK UYANMA VAKTİ

Bizler “Kayserililer olarak” yıllardır övünüyoruz, “Kayserililer işini bilir” diyoruz.

Evet; Kayseri gerçekten de coğrafi olarak da şehir olarak da altyapı olarak da insani olarak da pek çok güzel haslete sahip.

Bizim gıpta edilecek çok sayıda özelliğimiz var.

Lakin bunun yanında bazı eksiklik, bazı yanlışlarımızı da bilip bunları gidermek için gayret etmemiz gerekiyor.

Şöyle ki; gelinen noktada şehrimizin en üst yöneticisinden en alt düzeydeki yöneticiye, gazetecisinden bürokratına kadar herkesin başını elinin arasına sokup “bizim hata, yanlış yaptığımız, daha iyi yapabileceğimiz yerler var mı?” diye düşünmesi “elbette” hem yöneticiliğin hem de insan olmanın bir gereğidir.

Zira Yüce Yaradan’ımız; her daim insanın muhasebe yapması, her daim kendine çeki düzen vermesi, her daim yaptıklarının hesabını önce kendi kendine sormasını emreder.

Dolayısıyla üst düzey bürokratlarımızdan seçilmiş belediye başkanlarımıza, seçilmiş milletvekillerimizin, gazetecilerimizin “kamuoyunda” nasıl bir algıya sahip oldukları, neleri iyi yaptıkları, neleri yanlış yaptıklarını sorgulaması gerekir.

Özellikle kimlerle, ne tür ilişkiler içerisinde bulundukları veya halka/kamuoyuna “bu ilişkilerin” nasıl yansıdığı, nasıl bir algının oluştuğu burada “çok büyük” bir önem taşıyor.

Benim de özellikle altını çizmek istediğim husus bu.

Bazen farkında olarak, bazen de farkında olmayarak şehrin rantına talip olan veya görünürde yasal gibi gözüküp ama “helal mi haram mı noktasında” büyük şüpheye düşülen “maalesef” çokça eyleme şahit oluyoruz.

Bu noktada şehri yöneten herkesin burada “Vebalim var mı, yok mu?” sorusunu “ciddi biçimde” kendisine sorması ve bu tür ilişkileri sonlandırması gerekiyor.

Ben bu durum ancak bu kadar ve bu sözlerle ifade edebiliyorum.

Aslında “gelinen noktada” bunu söylemek de bazen “büyük” cesaret istiyor; lakin halkımızın da artık gözüne sokula sokula yapılan şeylerin farkında olup biraz tepki göstermesi gerekmez mi?

Evet; biz gazeteciyiz. Yanlışları, eksikleri, doğruları ortaya koymaya çalışıyoruz.

Bunlara dikkat çekmeye çalışıyoruz ama sadece bizim çabalarımızla, sadece bizim gündeme getirmemizle bazı sorunların, bazı yanlışlıkların, bazı eksikliklerin giderilmediğini bilmemiz, görmemiz gerekiyor.

Göz göre, herkesin gözünün önünde cereyan eden bu hadiselere insanlarımızın da tepki göstermesi gerekir.

Şehrin rantının; değerlerinin, arsalarının, dükkânlarının, birtakım sosyal merkezlerinin veya alanlarının birileri tarafından alınıp satılması, birileri veya aynı şahıslar tarafından işletilmesine karşılık “Yahu burada ne oluyor? Bir yanlışlık var mı?” sorusunu herkesin sorması gerekiyor.

Ben az söyledim, siz çok anlayın.

Artık bu şehirde bir şeylerin değişmesi elzem oldu.

Değişmediği takdirde ileride bunun faturasını “bizler vatandaş olarak” çok daha ağır bir biçimde ödeyeceğiz.

Uyanın ey millet!

14 kez okundu
PAYLAŞ

DİĞER YAZILARI

Haber detay makale detayReklam AlanıÖlçü: genişlik max 366 pixel
×