Kayseri'nin ithal vekil imtihanı...
Kayseri Anadolu Haber Gazetesi, “Bu isimleri tanıyor musunuz? Kayseri’ye ne fayda sağladılar?” başlığı altında, şehrimizden gelip geçen “ithal” milletvekillerini sıralayan bir haberi okurlarıyla paylaşmış.
Haberde; Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, bakanlık gibi “siyasette” en üst görevlerde bulunan isimler yetiştiren Kayseri’nin, kentte yaşamayan “ithal” vekillerden den bir o kadar çektiğine atıfta bulunulmuş. Haklı olarak da “İthal vekil/vekillerin Kayseri’ye faydası var mı? Varsa ne?” diye sorulmuş.
Haberi “bir solukta” okuduktan sonra şöyle bir geçmişi hatırlamak adına maziye “kısa” bir yolculuk yaptım.
Sayın Cumhurbaşkanımıza özgü ifadeyle, “Kimleeeeer, kimler gelip geçmiş” şehr-i Kayseri’den.
Ticaretten sanayiye, tarımdan turizme “lafta değil” ülkemizin ekonomik gidişatı ve göstergelerine direkt katkı sunan bazı alanlarda da yön tayin eden dolayısıyla Türkiye için kalp gibi sürekli atan bu güzelim dinamik Kayserimiz; üretimde üstlendiği yüke karşın siyasette tersine bir döngüye hapsedilmiş.
Siyasette “neredeyse her dönem” hep bir ithal isim/isimlerin konuşlandırıldığı il olmaktan kurtulamamışız.
Evi, mezarı bu şehirde olmayan Aykut Edibali, Recep Kırış, Ayvaz Gökdemir, İsmail Cem, Adem Baştürk, Muharrem Eskiyapan, Pelin Gündeş Bakır, Yusuf Halaçoğlu, İsmail Emrah Karayel, Hülya Nergis Atçı, Sami Dedeoğlu, Ayşe Böhürler gibi isimleri Gazi Meclis’e mebus olarak gönderdik.
Sonuç?
Devlet yatırımlarından yeterince pay alamayan bir Kayseri gerçeğini aşamadığımız gibi şehrin “gerçek” sorun ve taleplerinden bihaber isimlere verdiğimiz kontenjanlardan şehre çözüm/çözümler bekledik.
İthal milletvekilliği serüvenine 1991 yılından başlayan Kayseri’nin, 35 yılda ne kazanıp ne kaybettiği ortadadır. Keza bunun takdirini elbette kamuoyu veriyordur.
Herhalde “vicdan sahibi” çoğu kimse, “Evet, ithal vekiller şehirlere katkı sunmadığı gibi sunabilecek isimlere de engel olarak o şehrin belki de geleceğiyle oynuyor” yorumunda hemfikirdir.
Hâsılı bir şehir kendi iç dinamiğini, üretim gücünü, birlik ve beraberlik ruhunu siyasette de yerli kadrolarla öremeyince birçok şey eksik kalıyor.
Bir vesile ile açık bırakılan kapıdan giren isimler “konforlu alanlarda” yaşamlarını sürdürürken, bizler “on yıllardır” kaçanı bırakın, gelemeyen trenin arkasından bakmaya devam ediyoruz.
İthal aday konusunun bu şehre ve bu şehrin insanlarına bir kader gibi dayatılmasına da milletin razı olduğunu sanmasın kimse.
Gelecekteki seçimlerde şekillenecek listeler, Kayseri’yi yönettiği iddiasında olanların, milletten yana tavır ayıp alamayacaklarını dolayısıyla samimiyet derecelerini de gözler önüne serecektir.



